Vilayet Salnameleri

VİLAYET SALNÂMELERİ’nde SAFRANBOLU

Alp Arslan’ın 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi ile Anadolu’ya girişinden evvel, Safranbolu, Roma ve Bizans devrinde, İznik merkezli Bitinya bölgesi içinde yer alıyor. Safranbolu ve Ereğli 1085’te, Alp Arslan’ın oğlu Melikşah döneminde Türkler’e bağlanıyor. Fakat, Anadolu Selçukluları ve Beylikler dönemlerindeki taht kavgaları ve çeşitli çatışmalar yüzünden sık sık el değiştiren Safranbolu, Türk yayılmasının ortasında bir ada gibi kalıyor. Zira, Zonguldak sahil kesiminde etkin olan Cenevizliler, ticaret üslerini Türkler’e kaptırmamak için uzun süre direndi. Beri yandan, Türk tâcirler de, yöredeki ticaretten yüklü para kazanıyorlardı. Ne zaman ki, Osmanlı ilerleyişinin durdurulamayacağı anlaşıldı, Cenevizliler, Amasra ve çevresindeki depoları ile ağırlıklarını Kefe ve Galata’ya taşıdılar. Ve, Cenevizliler 1460’da, yani İstanbul’un fethinden 7 sene sonra, canlarına dokunulmaması şartıyla, Amasra’yı Fatih’e teslim ettiler. Fatih’in Çandaroğlu Beyliği’ni ortadan kaldırması ile, Batı Karadeniz tamamiyle Osmanlılar’a bağlandı.

Osmanlı hâkimiyeti kurulunca, bölgedeki Hristiyan halkın bir kısmının İstanbul’a temelli taşındığını biliyoruz. Amasra ve Ereğli bu yüzden gözle görülür bir gerileme yaşıyor. Buna karşılık, Bartın ve Safranbolu’da (Taraklı Borlu) gelişme oldu. Karadeniz sahilini sürekli yağmalayan –bu arada, Boğaziçi’nde Yeniköy’e kadar gelip köyü darma duman eden- Kazak korsanların saldırıları hariç.

Geniş bir tarım alanı ve zengin bir orman varlığı… Safranbolu’nun sahip olduğu zenginlikler bunlardı. Yörede, hammaddesi ağaç olan elişleri çok gelişmişti. Safranbolu’da da şimşir tarak, deri ve bakır işçiliği çok ileri idi. Bartın’da her cumartesi kurulan pazar yerine, Safranbolu, Eflani ve Ulus kasabalarından, başta safran olmak üzere, çamaşır, çıra, keten tohumu, pestil, ceviz, yağ, keten ipliği, astar ve kereste gelirdi.

Yurt Ansiklopedisi’nde Safranbolu, Zonguldak Vilayeti için de görülüyor. Oysa 19. Yüzyıl’ın ilk üç çeyreğinde Zonguldak küçük bir köydü. Taşkömürü ocaklarının işletilmesi ile yöreye canlılık geldi. 1877’deki idârî taksimatta Safranbolu, Kastamonu Vilayeti’nin Merkez Sancağı’na bağlı bir kaza. 1831 Nüfus Sayımı’nda Safranbolu’nun toplam erkek nüfusu –nedense, kadınlar sayılmamış???- 8.200!… 1870 tarihli Kastamonu Vilayet Salnâmesi’nde, Safranbolu’da 8.683 Müslüman, 1.231 Hristiyan erkek yaşıyordu. Hane dağılımı ise, 2.908 Müslüman, 306 Rum Ortodoks hane idi. 1878 tarihli Kastamonu Vilayet Salnâmesi’nde bu rakamlar, sırasıyla, 23.800 ve 1.442.

1882 Kastamonu Vilayet Salnâmesi’ne göre, Safranbolu’da, 1 hükümet konağı, 28 cami, 12 medrese (yaklaşık 750 öğrenci), 2 kütüphane (toplam 646 kitap), 1 cüzzam hastahanesi, 2 rüştiye (100 kadar öğrenci), 1 Rum ortaokulu (53 öğrenci), 2 iptidaiye, 176 sıbyan mektebi, 2 kilise, 24 han, 11 hamam, 945 dükkân, 40 değirmen, 84 tabakhane, 1 un borsası, 1 telgrafhane, 1 depo, 1 askerlik dairesi, 1 cephane, 2 muvakkithane, 2 karakol, 1 bedesten, 107 çeşme ve 1 çamaşırhane vardı. Toplam nüfusu 100 bini bulur bulmaz bir kasaba için hayli enteresan bir tablo, değil mi?

Bartın, mâlûm yörenin limanı… Bir kıyaslama olsun diye, aynı salnâmede Bartın (Güzelce) için ne kayıt düşülmüş, ona bakalım. 1882’de, Bartın’da 110 cami, 4 medrese, 2 kilşise, 45 sıbyan mektebi, 97 dükkân, 1 rüştiye, 1 iptidaiye, 2 rusümet dairesi, 1 telgrafhane, 1 hastane, 89 çeşme, 5 hızar, 136 değirmen, 10 han, 3 hamam, 56 fırın ve 11 kahvehane bulunmaktaydı. Her iki kasabada da, değirmen ve fırın çokluğu dikkatinizi çekti mi?

1881/1882-1893 Osmanlı Nüfus Sayımları’nda Safranbolu’da, 24.070 kadın ve 25.127 erkek Müslüman; 1.658 kadın ve 1.668 erkek Rum Ortodoks sayılmış. Bu sayımda, toplam 52.523 ile Safranbolu en kalabalık kasaba olarak görülüyor: toplam 49.197 Müslüman! Üstelik, Safranbolu, Bartın ve Ereğli kasabaları içinde, en kalabalık Rum Ortodoks nüfus, 3.326 ile gene Safranbolu’da yaşıyordu. Şimdi bu Rum nüfus nerede acaba? Mübadele ile hepsi mi gönderildi?

VİTAL CUİNET’de “GÜZ ÇİÇEĞİ” ve “ ACI ÇİĞDEM”…

Vital Cuinet, 19. Yüzyıl sonunda Anadolu’yu karış karış gezmiş bir Fransız yazar, araştırmacı. Cuinet, her nereye uğradıysa, gayet tafsilatlı notlar düşmüş. Bu titizliği kimi bölümlerde bazı soru işaretleri uyandırsa da, hazırladığı 5 ciltlik kitap, o dönemin verileri açısından biz metin yazarları için hayli yararlı olmuştu.

Bu bağlamda, safran’ın Cuinet’nin gözünden kaçması beklenemezdi. Şöyle yazmışım:

“Cuinet, 1890’da, Safranbolu’yu Bartın’a bağlayan yol boyunca, kazanın kuzey ve doğusunda, Ulus ile Eflani nahiyelerinde, kendiliğinden doğal olarak yetişen safran (güz çiçeği, acı çiğdem) çayırları olduğunu yazmaktadır. Safranbolu’ya adını veren safran, tüm çevre köylerde ayrıca ekilmekte, ve kazanın başlıca gelir kaynaklarından birini oluşturmaktaydı.

“Cuinet, 1890’da Safranbolu’da hükümetin teşviki ile dutçuluk yapıldığını, ve bu bölgede iyi sonuçlar alındığını; yakın gelecekte daha da başarılı sonuçlara yöneleceğini belirtmektedir. Ayrıca, Safranbolu’nun âlâ ve çavuş üzümleri ünlüydü.

“1890’da Safranbolu Kazası’nda hükümetin doğrudan işlettiği ya da ruhsat vererek işlettirdiği toplam 12 çam ormanı vardı. Çam ormanlarının toplam yüzölçümü 361 km2 idi. Cuinet, 1890’da ortalama 30.000 çam ağacının kesildiği ormanlardan Safranbolu Kazası’nın yılda ortalama 70.000 kuruş gelir sağladığını yazmaktadır.”

Cuinet’nin kitabına göre, 1890’da Safranbolu’nun 3 nahiye ve 73 köyü vardı. Kasabada, 54.305 Müslüman (27.954 erkek, 26.351 kadın), 3.795 (1.900 erkek.1.886 kadın) Rum Ortodoks olmak üzere 54.100 toplam nüfus yaşıyordu.

Gene Cuinet’ye göre, 1890’da Safranbolu’da yetiştirilen başlıca hayvan türleri şunlardı: sığır 7.000, 2.300 inek, 700 manda, 14.000 koyun, 11.546 kıl keçisi, 17.997 tiftik keçisi. Ayrıntılara bakar mısınız?

Hazır, Safranbolu’nın yıllık kazançlarından bahis açılmışken, kazanın âşar gelirini de kaydedelim. 1892 Kastamonu Vilayet Salnâmesi’ne göre, Bartın, Ereğli ve Safranbolu kazaları arasında, toplam 547.974 kuruş âşar ve 54.796 kuruş Zıraat Bankası payı ile en düşük gelir –genel yekûnun dörtte biri kadar- Safranbolu’ya âitti.

hurriyet.com.tr

Bir cevap

10 09 2009
Necati AKSOY

Safranbolu ile ilgili gerçekten kayda değer bilgiler derlenmiş.
Kumluca (Kocanaz) lı olmam nedeniyle acaba “Kumluca ile ilgili bilgi” var mı diye merak ettim. Ne yazıkki küçük bir cümleye, bilgi kırıntısına rastlayamadım. Halbuki bahis konusu zamanlarda Kumluca (kocanaz , şimdi Ulus’a bağlı ama ) Safranboluya bağlı olduğunu biliyoruz.

Yorum yapın