YAŞAYAN OSMANLI KENTİ SAFRANBOLU
Tarih: 17 Kasım 2005 Kaynak: Türkiye
Safranı az, lokumu ve tarihî eseri çok, UNESCO tarafından koruma altına alınan Batı Karadeniz’in şirin ilçelerinden biridir Safranbolu. İlçede bulunan bin 500 tarihî evden bugüne kadar ancak 800′ü koruma altına alınabildi. Diğerleri ise kendi haline terk edilmiş gibi ya yıkıldı, ya da yıkılmayı bekliyor. Bazılarının içerisinde de sincaplar cirit atıyor. Şehre girerken, sizi tam göbekte safran çiçeğinin büyük bir maketi karşılıyor. Her tarafı adeta tarih kokan ilçede halk, tarihî ve kültürel mirasların korunmasında son yıllarda ciddi manada bilinçlenmiş görünüyor. Osmanlı mimarisi
İlçede bugüne kadar korunabilmiş evler Osmanlı mimarisini yansıtıyor. Burada evleri bağlarda (yazlık kesim) ve çarşıda (kışlık kesim) toplanmış olarak görürsünüz. Bağlardaki evler büyük ve geniş bahçeler içinde yer alır ve genellikle 3 katlı 6-8 odalıdır. Yağışlı iklim, geniş aile yapısı ve maddi-kültürel zenginliğe bağlı olarak evler büyük ve görkemli yapılmış. Her odası küçük bir ailenin yaşayabileceği gibi bağımsız dizayn edilen bu evler, haremlik-selamlık şeklinde yapılmış. Odalar hiçbir zaman birbirlerinin manzarasını kapatmıyor, güneşini de kesmiyor.
Nereleri gezeceksiniz
Şehirde müze evler, camiler, hamam, hediyelik eşya dükkanları, 100′den fazla çeşme, su kemeri, mağalar ve kaleler gezilecek yerlerden ilk akla gelenler… Safranbolu’nun yerleşik bulunduğu şehri rahatlıkla görebileceğiniz Hıdırlık Tepesi de ziyaret etmeniz gereken önemli yerlerden biri. Cinci Hanı Hamamı ise, her iki binada 1640-1648 yılları arasında Sultan I. İbrahim zamanında kazaskerlik yapmış olan Safranbolulu Cinci Hoca lakaplı Hüseyin Efendi tarafından yaptırılmış. Bay ve bayan olarak iki bölümde inşa edilmiş hamam bugün hâlâ hizmet veriyor. 2 katlı ve 63 odası bulunan han ise bugün otel ve restoran olarak kullanılıyor. Öte yandan 19. yüzyılın ortalarında yapıldığı sanılan yörenin en eski Güneş Saati ise; metal plakanın gölgesine göre sabah 06.40 ile akşam 17.20 arasındaki zamanı gösteriyor. 1661 yılında Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa tarafından yaptırılan cami, Safranbolu’nun en büyük camisidir. Diğer bir cami ise 1796 yılında İzzet Mehmet Paşa tarafından yaptırılmış. Bu caminin özelliği; kanyon üzerine kemer atılarak yapılmış ve avlusunun ve minaresinin altının boş olmasıdır.
Dünyanın ‘inci’si
UNESCO tarafından 28 Dünya Miras Şehri arasına alınan Safranbolu’daki, bin 134 kültürel anıt da yine UNESCO’nun koruması altına alındı. Avrasya Dünya Miras Şehirleri Listesi’ne de girmeyi başaran ilçe, geçen yıl turist ziyaretlerinde yüzde 75 artış kaydetmiş. Bugün dünyada her 100 turistin 35-70′inin kültürel amaçla yola çıktığı gibi, Safranbolu’ya gelen her 100 turistin de 79′unun kültürel amaçla geldiğinin gözlenmesi sebebiyle ilçenin kültürel önemi çok büyük. Tam bir Selçuklu-Osmanlı kenti olan Safranbolu’nun, eski, ancak hâlâ çalışan çarşılarını gezdiğinizde sizi maziye götürecek çok güzel şeyleri bulacağınızdan emin olabilirsiniz. O anı yaşarken görüntüler de ister istemez beyninize nakşolacaktır.
Lonca Geleneği Sürüyor
İzzet Mehmet Paşa Camii altından geçen Akçasu deresinin iki yakasına kurulan çarşı sıcak ve soğuk demircilik el sanatlarının üretildiği yaşayan tek Lonca çarşısıdır. Bakırcı ve kalaycı esnaf da bu çarşı içersinde çalışmaktadır. Birine “kapı tokmağını yapan usta kim?” diye sorsanız sizi direkt olarak, “O konuda Kazım usta bir numara. Şuradan inin dükkanlara bakın mutlaka dikkatinizi çekecek bir dükkan göreceksiniz” diye tarif eder. Kültür Bakanlığı’na da çalıştığını söyleyen ve kendisini körükle ateşi yakarken bulduğumuz Kazım usta (Madenoğlu) kapı tokmak ve kollarını yapan ustaların piri… Kazım usta, 23 yıldan beri yaptığı yöreye özgü kapı tokmaklarını anlatırken, “Kapılarda kız eli gibi tutacağı gördüğünüzde o evde bekar kız var demektir. Ayrıca kapılarda bulunan iki tokmaktan sağdakini bayanlar, soldakini erkekler vurur ve ev sahibi de gelenin erkek veya bayan olduğunu anlar” şeklinde özetliyor.
7 asırlık Yörük Köyü’ne yoğun ilgi
Safranbolu’ya bağlı 750 yıllık geçmişe sahip Yörük Köyü’ndeki tarihî eserler de yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. İlçeye 11 kilometre uzaklıktaki “müze köy” olan Yörük Köyü’ne uğramadan geçmeyin. Kültür Bakanlığı tarafından 1997 yılında koruma altına alınan köyde 93 eser tescilli. Buradaki bazı evler “müze” şeklinde ziyaretçilere açık. Bir de buranın tarihî 350 yıllık çamaşırhanesi var ki, gelenlerin mutlaka gezmek istediği ve gördüğünde, “böyle devirler de yaşandı” demeden edemedikleri favori yerlerden biridir.
Uluslararası toplantıya ev sahipliği yaptı
Geçtiğimiz hafta ilçede tarihî miras ve kültür turizminin geliştirilmesi konusunda Safranbolu Belediyesi ile Uluslararası Dünya Miras Şehirleri Organizasyonu’nun (OWHC) ortaklaşa düzenledikleri, “Avrasya Uluslararası Turizm Semineri” yapıldı. 28 ülkeden 200′e yakın turizm uzmanının katıldığı toplantı ile ilçe dünyaya bir kez daha “ben de varım” dedirtti. Ve yapılan sempozyumda, artık deniz, kum ve güneşin ikinci sıraya gerilediği; gelecek yılların “kültür turizm” yılı olacağı ortak görüşüne varılarak bu yöndeki çalışmalara milli bazda ağırlık verilmesi istendi.
Safran “bitmek” üzere
Rengi, kokusu ve ekonomik değeri ile ünlenen, aynı zamanda Safranbolu’ya ismini veren, kendi ağırlığının yüzbin katı oranında sıvıyı “sarıya boyama” özelliği olan safran, yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Yılda 4-5 kilo alınabilen ve kilosu 12-13 milyar lira olan safran, ilçenin sadece birkaç yöresinde ekiliyor.
Safranbolu’da yetiştirilen ve gramı 12-13 YTL’den satılan safran bitkisi, üreticilerin pazar bulamaması ve yeterli destek görememesi sonucu yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Ağustos ayının ikinci yarısında dikimi yapılan safran, başlatılan projelere rağmen bugün Safranbolu’da sadece iki elin parmaklarını geçmeyen sayıdaki aile tarafından yaklaşık 15 dönümlük bir alanda üretiliyor. Rengi, kokusu ve ekonomik değeri ile ünlenen, aynı zamanda ilçeye de ismini veren, kendi ağırlığının yüzbin katı oranında sıvıyı “sarı”ya boyama özelliği olan safran bitkisinin, desteklenmemesi halinde 4-5 yıla kadar tamamen yok olacağı belirtiliyor.
Etkisi büyük kendisi küçük
Safran, ilkbahar yerine sonbaharda (15 Ekim-15 Kasım) çiçek açıp ürün veriyor. Eflatun-mor taç yaprakları arasında sarı-kırmızı lifleri ile çiğdeme benzeyen safranın bir gramı için 150 lif (tepecik) toplamak gerekiyor. Her çiçekte üç adet lif bulunuyor. Kilosu 12-13 milyar lira olan safran, yılda 4-5 kilodan fazla üretilemiyor. Güneşe duyarlılığından dolayı taç yapraklarıyla safran liflerini gizleyen ve karanlıkta açan safranın toplanması gün doğmadan yapılıyor.
Ağırlığının 100 bin katı kadar sıvıyı sarıya boyayabilme özelliğine sahip, kozmetik, gıda ve ilaç endüstrisi gibi birçok sektörlerde kullanılan safran bitkisi, ilçedeki Davutlar Obası ve Aşağı Güney köylerinde tarlaları süslüyor. Üreticiler tarafından gramı 8-9 YTL’den satılan safranın gram fiyatı piyasada 12-13 YTL’yi buluyor. Üreticiler, eskiden bu bitkinin kendilerinin gelir kaynağı olduğunu belirterek ilgisiz ve dışardan getirilen kalitesiz safran bitkisi sebebiyle talebin iyice azaldığından dert yanıyor.
“300 gram üretebildik”
El atılmadığı takdirde, kısa süre sonra adının belki dillerde veya hafızalarda kalacağını belirten üreticilerden Sevim Çağlar, eskiden dönümlerle safran ektiklerini, şimdi ise maddi imkanlar sebebiyle bunu ancak 20 metrekarelik alanda yapabildiklerini söyledi. Hacettepe Üniversitesi mezunu eşi ile birlikte 6-7 yıldan beri bu işi yaptıklarını hatırlatan Çağlar, pazarcılıkla geçindiklerini ve safrandan da yan gelir elde etmek için gayret sarfettiklerini belirterek, “Safran tohumunu kaymakamlıktan 75 milyon liradan alıyor ve ürünümüzü de yine buraya satıyoruz. Safranın kilosu 12-13 milyar lira. Safranbolu’da toplasanız 4-5 kilo ancak yetiştiriliyor. Çünkü az yetiştiği için kimse gelip bizden almıyor, kaymakamlıktan alıyor. Senede bir ay yetişen ve her gün toplanması gereken bitkiden biz de bu sene 300-400 gram elde edebildik. Daha çok yapmak için daha çok gelirinizin olması gerekiyor. En önemli sıkıntı ise; pazar bulabilmede” dedi.
Ürün miktarı artırılmalı
Safran, İran, Yunanistan, İtalya, Hindistan ve Fransa gibi ülkelerde de yetiştiriliyor, ancak bunların hiçbirisi Safranbolu’da yetişendan daha kaliteli değil. Yetkililer, yılda 5 kilo civarında alınan safran ürününün miktarının artırılmasının kaçınılmaz olduğu görüşünde. Safran bitkisi, yöresel bir yemek olan zerde tatlısı ve pilavlarda kullanılıyor.
Sayin yetkili,
SAFRAN BAHARATINA IHTIYACIMIZ VARDIR.BU KONUDA YARDIMCI OLURSANIZ MEMNUN OLURUZ.
SAYGILARIMLA,
MEHMET
TEL:0535 9491837
safranla ilgili sorunlarınızı safranbolu ilçe ziraat müdürlüğüne bildirirseniz halledeceklerinden eminim.
Merhablar ismail Dost sitelerin arasına http://www.karabukrehberi.com u ekleyebilirmisin
assalamu aleykum.Turkiyeye safran getirsem 1kg-u kaç paraya sata bilirim?siz alirsinizmi?lütfen cavab yazin.ALLAH razi OLSUN!
bu bitkinin tohumunu almak istiyorum yardımcı olursanız sevinirim
bu bitkinin tohumunu almak istiyorum yardımcı olursanız sevinirim
tlf: 0533 578 05 02
yhaa kusura bakmayınn tsk edrm ama ben doğrusu fazla beyenemedımmmm bılmıyorumm geeenee aamaaa benımmm aradımğımm çkıkmadı ygene de thank you çok tesk ederm aradığını bulan arkıler varsa ne mtulu onlara:Decenur_03@hotmail.comekleryen eklesın::D:D:d:D::DD:D::DD:D yazan merwe:D:D:D:D:d
süperrrrrrrr
aynı kişi deiliiizzzz lorch_yoru_m-e ile:D
SAFRANBOLU RUYA GIBI SEHIR’DIR!BUTUN SAFRANBOLU BELIDIYE VE BELEDIYE BASKANI NIHAT CEBECI’YE SICAK SELAM!TURKIYE’DE EN GUZEL YILDIZ-SAFRANBOLU’DIR!
merhaba bu yıl tarlamızda safran yetiştirmek istiyoruz tahumu nereden tedarik edebiliriz yardımcı olursanız sevinirim adana 0530 419 33 30
merhaba 1 dönüm tarlaya ne kadar soğan dikilmeli yada tohum atılmalı bilgi verebilrimisiniz teşekkürler adana 0530 419 33 30
Dag evlerinde bir kaç gün geçirmiştim güzel günlerdi tekrar gitmeyi düşünüyorum ileri dönemlerde…
safran tohumu hobi amaçlı ekicem… elinde bulunanlar msn : eagles_cc@hotmail.com dan bana ulaşırsa memnun kalırım…
safranboluda askerlık yaptık cok guzel bıyer bı kaleye cıkamadım ınsallah bıdaha gelmek nasıp olursa bu sefer sıvıl olarak gezmek ısterım
safran tohumualmamız için satanlar bizi arasın.tel:05315597559
500 tarihi evden nasıl 800′ü korumaya alınmış anlamadım.ters yazmılmış herhal :)
sevcancımm Bin 500 Ev Diorr..Dikkatli Okumanı Tavsie Ederimm..